www.profdrmucahitozyazar.com

Tiroit Hastalıkları

Tiroit hastalıkları, tiroit hastalıklarının nedenleri, tiroit hastalıklarının tedavisi, tiroid kanseri, guatr ve daha merak ettiğiniz pek çok soruya sitemizde cevap bulabilirsiniz.

Ana Sayfa Tiroit Hastalıkları Diyabette insülin kullanımı
Diyabette insülin kullanımı PDF Yazdır e-Posta
Endokrinoloji - Tiroit Hastalıkları

Asrımızın küresel hastalığı Diyabetes Mellitus

( Şekerli diyabet hastalığı )

 

Diyabetes mellitus ( şekerli diyabet) ; karbonhidrat, yağ ( lipidler ) , protein metabolizmasında bozukluklar meydana getiren , uzun süreli ve hemen hemen bütün sistemlerde bozukluklar yapabilen bir hastalıktır.

Diyabetik hastalarda esas bozukluk kan şekerinin diyabetik olmayanlara kıyasla patolojik değerlerde olmasıdır.

Diyabetin istatiksel tahminlerin ötesinde çok hızlı yayılma göstermesi, geniş kitleleri etkilemesi, tanıdan itibaren yaşam boyu sürmesi, ağır komplikasyonlarla seyretmesi, iş gücü ve yaşam süresini olumsuz etkileyen bir hastalık olması nedeniyle Birleşmiş Milletler 2006 tarihi itibari ile diyabet hastalığını küresel bir hastalık olarak kabul etmiştir.

Göz, böbrek, sinirler, kalp, damarlar, ayaklar, deri, cinsel organlar, karaciğer diyabetten olumsuz yönde etkilenmektedir.

Tip 2 diyabet denilen erişkin yaşta görülen diyabet tipi kalp hastalıkları ile eşdeğerdir.Başka bir deyişle Tip 2 insüline bağımlı olamayan bir diyabet hastası günümüzde kalp hastası sayılmaktadır. Tip 2 diyabetik hastalar diyabetik olmayanlara kıyasla 2-4 misli daha fazla kalp hastalıklarına yakalanırlar.

İleri derecede böbrek yetersizliği nedeni ile böbrek nakli yapılması gereken hastaların % 50 ‘sinde sebep diyabettir.

Travmatik olmayan ayak amputasyonlarının en büyük nedeni diyabettir.

Felçler, diyabetik hastalarda diyabeti olmayanlara kıyasla 2-4 misli daha fazladır.

Çalışma yaşındaki insanlarda temel körlük nedeni diyabettir.

Diyabetli hasta sayısı bütün dünyada hem gelişmiş, hemde gelişmekte olan ülkelerde ciddi bir şekilde artmakta ve infeksiyon dışı epidemilere sebep olmaktadır.

2000 yılında dünyada diyabetli hasta sayısı 180 milyon iken , bu sayının 2025 yılında 300 milyondan daha fazla olacağı öngörülmektedir. Diyabetlilerin % 10 ‘ nu Tip 1 insüline mutlak bağımlı diyabetler ve % 90 ‘ nı ise insüline bağımlı olmayan diyabetik hastalardır. Bu diyabetiklere de hayatın ileri dönemlerinde insülin tedavisi gerekebilir.

Günümüzde çocuk veya adolesan yaştaki çocuklarda ( 12 ile 18 yaş arası ) büyüklerdeki gibi Tip 2 diyabet denilen erişkin yaşı diyabeti hızla artmaktadır. Bunun çok çeşitli sebepleri vardır ; şişmanlık ve obezite, fazla yağlı ve karbonhidratlardan zengin fast food tipi beslenme, şekerli içeceklerin fazla tüketimi, hareketsizlik, bilgisayar başında geçen uzun saatler diyabet oluşumunu arttırmaktadır.

 

 

Diyabet hastalığında inanılmaz gerçekler vardır :

q  Her yıl diyabetli hasta sayısına 7 milyon kişi eklenmektedir.

q  Her 10 saniyede 2 kişi diyabete yakalanmaktadır.

q  Her 10 saniyede 1 diyabetli ölmektedir.

q  Her yıl yaklaşık olarak 4 milyon kişi diyabetten ölmektedir.

q  Tip 2 diyabetliler diyabet olmayanlara göre 2-4 misli daha fazla kardiyovasküler ve Koroner Kalp Hastalığına yakalanmaktadır.

   % 80 diyabetli kardiyovasküler hastalıklardan ölmektedir.

q  Diyabet hayatta kalma beklentisini 12-14 yıl azaltmaktadır.

 

Başlıca Diyabet tipleri

 

  1. Tip 1 diyabet
  2. Tip 2 diyabet
  3. Gestasyonel diyabet ( Gebelik döneminde ortaya çıkan diyabet )

 

Diyabetik hastalarda bu bozuklukların nedeni nedir ?

 

İnsülinin azlığı veya yokluğu veya insülin mevcut olmasına rağmen hedef organlar olan kas, karaciğer ve yağ dokusunda etkisini çeşitli sebeplerden dolayı gösterememesine bağlı olarak kan şekerinin yüksekliği, toksik (zehirleyici) etki yaparak organ hasarlarına sebep olabilmektedir.

Tip 1 insüline bağımlı diyabet şeklinde; immunolojik,toksik, beslenme veya çeşitli çevresel sebeplerle midenin arka kısmında yerleşmiş bir organ olan pankreasın langerhans adacıklarının beta hücrelerinden salgılanan insülin zamanla azalmakta ve yok olmaktadır.Bu nedenle Tip 1 diyabet dediğimiz, özellikle genç,35 yaş altındaki hastalarda tedavide dışarıdan mutlaka insülin hormonu verilmelidir.

Tip 2 diyabet dediğimiz insüline bağımlı olmayan hastalarda insülin vardır, hatta yeterinden daha fazla miktarda insülin bulunmasına rağmen birçok sebepten dolayı hedef hücrelere kan glukozunu taşıyamadığı için kanda kan şekeri gereğinden daha fazla yükselmektedir. Bazı durumlarda tip 2 diyabetli hastalara da insülin verilmektedir.

İnsülin hormonu, kandaki şekerin , hücre içine girmesini sağlar. Böylelikle hem hücrelerin yaşamlarının devamı için enerji sağlanmış, hemde kandaki şeker düzeyi normal sevilerde tutulmuş olur.(Açlık kan şekeri 80-120 mg/dl, 2.saat tokluk kan şekeri 140 mg/dl/nin altında olması normal açlık ve tokluk kan şekeri değerleridir).

Gestasyonel diyabet gebelik döneminde ortaya çıkan diyabet şeklidir.Hamileliğin 24-28. haftalarında hamileye 50 gram glukoz içirilir.1 saat sonra bakılan kan şekerinin 140 mg/dl ‘ nin üzerinde olması durumunda 2 gün sonra aç karına 100 gram glukoz içirilerek OGTT yapılır. Aşağıdaki değerlerden 2 tanesinin yüksek olması durumunda gestasyonel diyabet tanısı konulur.

Açlık kan şekeri 95 mg/ dl

  1. saat kan şekeri 180 mg/ dl
  2. 2. saat kan şekeri 155 mg/ dl
  3. 3. saat kan şekeri 140 mg/ dl

 

İnsülinin vucudumuzdaki görevleri nelerdir?

 

1) Hücrelerin (özellikle kas hücrelerinin) şeker kullanımını arttırır.

2) Karaciğere şeker girişini arttırır.

3) Karaciğerde şekerden glukojen (depo şeker) oluşmasını arttırarak ve bu depo şekerin yıkımını azaltarak kan şekerinin yükselmesini engeller.

4) Karaciğerden kana fazla şeker geçişini azaltarak kan şekerini normal seviyelerde tutar.

5) Şeker dışı maddelerden (yağ asitleri, proteinler, keton cisimcikleri ) şeker üretimini azaltır.

6) Protinlerin oluşumunu arttırır.

7) Damar içerisindeki yağların normal sevilerde kalmasında katkıda bulunur.

 

İnsülin eksikliği veya yokluğunda vucutta hangi değişiklikler oluşur?

 

a) İnsülinin kan şekeri,proteinler ve damar içindeki yağlar üzerindeki 

olumlu etkileri,insülinin yokluğu veya kas, karaciğer ve yağ  dokusuna etki edememesi nedeni ile bozulur ve kan şekeri yükseklik miktarına bağlı olarak organ hasarlarına sebep olabilmektedir.

                   b) Kandaki fazla şeker böbreklerden süzüldükten sonra tamamen geri emilemez ve idrarda şeker bulunur.

c) İdrarla atılan fazla şeker idrar söktürücü etki yaparak fazla miktarda ve sık sık idrar yapmaya sebep olur.

d ) Fazla miktarda idrar yapmak su kaybına ve bunu önlemek için bol miktarda su içmeye neden olur.Alınan su miktarı idrarla atılan miktardan çok az ise vucutta su kaybına ve dehidratasyona sebep olur.Ağır su kayıplarında koma görülebilir.

e) Kaslardaki proteinler parçalanarak şekere dönüşür,halsizlik ve kilo kaybına neden olur.

f)İnsülinin bulunmadığı Tip 1 diyabetik hastalarda yağlar parçalanarak ketonlara dönüşmekte ve ketonların kanda fazla miktarlarda bulunmasına ve ağır su ve elektrolit kaybına bağlı olarak diyabetik ketoasidoz ve koma meydana gelebilmektedir. Ağızda aseton kokusu, idrarda aseton tesbit edilir.

 

Günümüzde diyabet tanı kriterleri nelerdir ?

 

1-    10 saatlik bir gece açlığından sonra bakılan açlık kan şekerinin 100 mg ‘ ın altında olması bizi diyabet teşhisinden uzaklaştırır.

2-   10 saatlik bir gece açlığından sonra açlık kan şekeri 100 ile 125 mg/dl ise gizli şeker( Bozulmuş açlık kan şekeri) tanısı konulur.

3-   10 saatlik bir gece açlığından sonra en az 2 defa sabah bakılan açlık kan şekerinin 126 mg/ dl ‘nin üzerinde olması kesin diyabet tanısı koydurur.

    4- Şeker yükleme testinde 2. saat kan şekeri 140 ile 199 mg/ dl arasında ise  

        gizli şekerdir (bozulmuş tokluk kan şekeri ).

5-   Bu değer 200 mg/ dl ‘ nin üzerinde ise diyabet tanısı konulur.

 

 

 

 

Hangi durumlarda diyabet taraması yapalım ?

 

  1. Yaşı 45 ve üzerinde ve Vucut kitle indeksi ³ 25 kg/m²( Şişmanlar ) olan tüm erişkinler
  2. Vucut kitle indeksi ³ 25 kg/m² olan ve aşağıdaki risk faktörlerine sahip olan gençler
    • Fiziksel olarak hareketsiz olanlar
    • 1.derecedeki akrabasında diyabet olanlar
    • Ağırlığı 4 kg dan fazla bebek doğuran kadınlar
    • Gestasyonel diyabet( Gebelik diyabeti ) tanısı konan kadınlar
    • İyi huylu kolesterol olan HDL-kolesterol düzeyi < 35 mg/dl ve/veya trigliserid değeri > 250 mg/dl olanlara
  3. Hipertansif olanlara ( TA ³ 140/90 mmHg)
  4. Yumurtalıklarında kist , erkek tipi kıllanma, insülin direnci, adet bozukluğu olanlara
  5. Daha önce açlık  ve toklukta gizli şekeri olanlara
  6. İnsülin direnci olanlara
  7. Damar hastalık hikayesi olanlara

 

 

Diyabet tedavisinde esas prensipler

  1. Glisemik indeksi düşük besinlerle beslenme
  2. Hayat tarzı değişikliği ( Fiziksel aktivite Artışı )
  3. Oral antidiyabetikler
  4. İnsülinler

 

 

 

İnsülin tedavisi kimlere uygulanır?

 

·         Tip 1 diyabetiklerin hepsine (insüline bağımlı şeker hastaları)

·         Ağızdan alınan kan şekeri düşürücü ilaçlarla kan şekeri kontrolü sağlanamayan Tip 2 diyabetikler

·         Şeker düzeyi aniden çok yükselen diyabetik hastalar

·         Gebe diyabetiklere

·         Diyabetik ketoasizda

·         Kaza, yanık gibi travmaya maruz kalan, infeksiyonu olan ve ameliyat olacak tüm diyabetikler

·         Diyabete bağlı olarak göz, sinir sistemi ve böbreklerde sorun gelişmiş olanlar

·         Herhangi bir nedenle pankreas ameliyatı geçirmiş olanlar

 

 

İnsülin tedavisinin amacı nelerdir?

 

  • Kan şekerini normal düzeye getirmek
  • Diyabetin organlarda oluşturacağı bozuklukları engellemek veya geciktirmek
  • Çocuklarda büyüme ve gelişmeyi sağlamak
  • Diyabetik gebelerde kullanarak hamilelik ve gebelikle ilgili sorunları önlemek

 

Piyasada bulunan insülin kaynakları nelerdir?

1)    Sığır insülinleri

2)   Domuz insülinleri

3)   İnsan insülinleri

 

Bu insülinler içerisinde insan insülinleri halen en çok kullanılan ve allerjik reaksiyonlara en az sebep olabilen insülinlerdir.

Yarısentetik insülinler ; domuz insülininin insan insülinine benzeyecek şekilde değişime uğratılması ile elde edilir.

Biyosentetik insülinler: Rekombinant DNA teknolojisi ile E.Coli bakterilerine veya mantarlara insan insülini kodlandırma yoluyla elde edilir.Rekombinant DNA teknolojisi ile elde edilen insülinler vucudumuzun ürettiği insüline tamamen benzediğinden daha az allerjik reaksiyonlara sebep olmaktadır.

Türkiyede 2000 yılına kadar 40 Ü/ml insülin kullanılıyordu. Günümüzde 100 Ü/ml insülinler kullanılmaktadır.

 

Ülkemizde halen kullanılmakta olan insülinler hangileridir?

  1. Regüler/kristalize-hızlı etkili insülinler

Berrak renktedirler. Etkisi enjeksiyondan 30 dakika ile 1 saat arasında başlar. En yüksek etkiyi enjeksiyondan 2 ile 4 saat arasında gösterir. Etkisi 6-8 saat sonra kaybolur. Etkisi kısa süreli olduğu için günde 1 kez uygulanması yanlıştır. Genellikle tokluk kan şekerleri yüksek olanlarda yemeklerden yarım saat önce yalnız başına veya sabah ve akşam orta etkili NPH insülin ile birlikte kullanılır.

 

  1. Çok kısa etkili insülinler-İnsülin analogları

 

Berrak renktedirler. Ülkemizde 2 firmanın çok kısa etkili insülinleri vardır.

  1.  
    • İnsülin Lispro ( Humolog).Lilly firmasının insülinidir.
    • İnsülin Aspart ( NovoRapid/ Novolog).Novo firmasının insülinidir.

 

Hızlı etkili insülinler yemeklerle birlikte kullanım kolaylığı sağlamakta ve kristalize insülinlere kıyasla enjeksiyondan sonra daha kısa sürede etki etmektedir. Etki başlangıcı enjeksiyondan sonra 15 dakika sonra başlamaktadır. En yüksek etkisini kristalize insüline kıyasla daha erken olarak göstermektedir. Enjeksiyondan 1-3 saat sonra en yüksek etki gücüne ulaşmaktadır.Etki süresi yine kristalize insülinlere kıyasla daha kısa sürmektedir.Etkisinin sonlanması enjeksiyondan 3-5 saat sonra olmaktadır.Etkisinin sonlanması kristalize insülinlere kıyasla daha kısa olduğu için geç dönemde hipoglisemi yapma özelliği kristalize insülinlere kıyasla daha azdır. Bu özelliklerinden dolayı günümüz insülin tedavisinde kısa etkili insülinlerin kullanımının gerekli olduğu durumlarda çok hızlı ve daha kısa etki süresine sahip olan Humolog/ Novorapid insülinlerin kullanımı tavsiye edilmektedir.Yemek sonrası kan şekeri çok yüksek olan ve diyabete bağlı komplikasyonları nedeni ile Humolog insülin kullanacak olan diyabetik hastalara yemeklerle birlikte Humolog insülin ve yatarken orta etkili NPH veya karışık insülin analoğu veya gece hipoglisemi etkisi çok az olan Glargine veya Levamir tavsiye edilmektedir. Novorapid kalem şeklinde olduğu ve daha kolay kullanıldığı için hastalar ve doktorlar tarafından daha çok tercih edilmektedir.

 

3.Orta etkili insülinler

  

Bulanık renkte olan insülinlerdir.

Ülkemizde bulunan NPH insülinler;

İnsülotard Human Flakon,İnsülotard Human Penfill Kartuj ,  İnsülotard Novolet Kalem ,Novomix 30 Flexpen, Humulin-N Flakon , Humulin-N Prefil Kartuj , Humulin R Prefil kartuş, Humulin R Flakon ve Humolog NPL dir.

 

İnsülinin etkisi ciltaltı enjeksiyonundan sonra yavaş yavaş başlayarak 1-2 saatte etkisini gösterir.En yüksek etkisi enjeksiyondan 4-10 saat sonra olmaktadır.Etki süresi enjeksiyondan 18-24 saat sonra sonlanmaktadır.Bu nedenle diabetik hastalarda günde iki kez kullanılması yeterli olmaktadır.Orta etkili insülinler kesinlikle damardan kullanılamazlar.

 

4.Uzun etkili insülinler

          

 Bulanık renktedir.İnsülinin etkisi  

enjeksiyondan sonra yavaş yavaş başlamakta ve etki başlangıcı 4-6 saat sonra olmaktadır.En yüksek etkisini 14-24 saat sonra göstermektedir.Etki süresi 36 saattir.

Ultralante uzun etkili insülin ülkemizde yoktur.

İnsülin Glargine ( LANTUS KALEM ) ve Levamir bir insülin analoğudur.Glargine ve Levamir uzun etkili insülin analoğudur.Yapıldıktan sonra birdenbire etki etmediği ve tepe noktası yapmadığı için diğer orta ve uzun etkili insülinlere kıyasla hipoglisemi yapmadığı için son zamanlarda diyabetle uğraşan doktorlar tarafından tercih edilmektedir.24 saat etki etmektedir.

 

 5-Karışım insülinler

 

Kristalize ve NPH insülinlerin belirli oranlarda hazır olarak bulunduğu insülin    şekilleridir. Bulanık renktedir.

     Humulin M ve Mixtard Human % 10,20,30,40,50,70 oranlarında kristalize ve orta etkili insülin ihtiva ederler.

Humolog Mix 25 ve Humolog Mix 50 Lilly firması tarafından insülin analoğu olarak piyasaya verilmiştir. Karışım insan insülinlerinin etkisi enjeksiyondan 30 dakika ile 1 saat arasında başlamaktadır.En yüksek etkisini enjeksiyondan 2-4 saat sonra göstermekte ve etkisi 18-24 saat sonra sonlanmaktadır.

Humolog Mix 25 ve Humolog Mix 50 karışım analog insülinlerin etkisi Humulin ve Mixtard karışım insülinlerine göre daha hızlı başlamaktadır,Humolog karışım insülinler enjeksiyondan 15 dakika sonra etki etmeye başlar.En yüksek etkisi yine Mixtard ve Humulin M karışım insülinlere göre daha hızlıdır.Humolog karışım insülinler en yüksek etkisini 1 saat’te göstermekte ve etkisi 18-24 saatte sonlanmaktadır.

 

İnsülinlerin uygulama biçimleri

 

Deri altı,kas içine ve damar içine uygulanabilir.Regüler/kristalize insülin dışında hiçbir insülinin damar içi uygulaması yoktur.

 

İnsülinler nasıl saklanır ?

·         Buzdolabında + 4 derecede saklanabilir.(buzluk kısmında saklanamaz)

·         Oda sıcaklığında en çok 21 gün saklanabilir

·         İnsülin asla dondurulamaz

·         Kümelenme, donma, çökme, berraklık veya renk değişimi varsa kullanılamaz

·         Hasta kısa ve orta etkili insülini kendisi karıştırıyorsa enjektöre önce berrak olan regüler insülini, daha sonra da bulanık olan orta etkili insülini çekmelidir.

·         İnsülin dozları kan şekeri yanıtına göre doktor tarafından ayarlanır.

 

İnsülin tedavisi uygulamasındaki yöntemler nelerdir ?

 

  • Günde tek doz insülin
  • Günde iki kez insülin
  • Günde 3 veya 4 kez insülin
  • Sürekli ciltaltı insülin verilmesi (Pompa ile)
  • İnsülin ihtiva eden hapların ağız yolu ile alınması( Araştırma safhasındadır)
  • İnsülinin sprey yolu ile ağızdan alınması (Araştırma safhasındadır)

 

 

 

Tip 1 insüline bağımlı diyabetikler ve gebe diyabetikler için en iyi insülin uygulama yöntemi eksik olan insülini yerine koyma tedavisi olan 3 veya 4 kez insülin uygulama yöntemidir.Unutulmamalıdır ki yoğun insülin tedavisi ile kan şekerinin iyi ayarı diyabete bağlı oluşabilecek komplikasyonların önlenmesinde veya geciktirilmesinde çok gereklidir.

 

 

 

İnsülin tedavisinin yan etkileri varmıdır?

1)    Hipoglisemi

Özellikle yoğun insülin tedavisi alan Tip 1 diyabetiklerde görülmektedir.Kan şekerinin 50 mg/dl’nin altına inmesi ile terleme,çarpıntı,uyku hali,sinirlilik,acıkma hissi,çarpıntı,şuur bulanıklığı,dikkat dağılması gibi hipoglisemi belirtileri görülebilir.Hipoglisemi belirtileri hissediyorsanız derhal şekerli gıdalar alınız ve insülin dozlarının tekrar ayarlanması için doktorunuza başvurunuz.

2)   İnsülin lipoatrofi ve hipertrofisi;

İnsülin yapılan yerde yağ dokusunun kaybı-lipoatrofi diye adlandırılır.İnsülin yapılan yerde oluşan şişme ise lipohipertrofi olarak adlandırılır.Her iki durumda da tedavide insülin yapılma yerlerinin değiştirilmesi önerilmektedir.

 

Diyabet tedavisinde yeni gelişmeler

  1. Tip 2 diyabet tedavisinde DPP-4 inhibitörleri ( Sitagliptin.vidagliptin)
  2. Amilin analogları
  3. Oral insülin sprayleri, oral insülin capsülleri, nasal insülin spreyleri
  4. Kök hücre nakilleri
  5. Adacık hücre nakilleri
  6. Pankreas transplantasyonu
  7. Yapay pankreas

 

 SONUÇ OLARAK :İnsülin tedavisi eksik olan İNSÜLİNİ yerine koyma tedavisidir.Asla bağışıklık yapma gibi bir etkisi yoktur.Hem Tip 1 diyabetiklerde , hemde Tip 2 diyabetiklerde kullanılabilir.İnsülin tedavisi Tip 2 diyabetiklerde kullanılmaya başlanacağı zaman hastaların çok yanlış olarak ben asla insülin kullanmam,bende alışkanlık yapar kavramı son derecede yanlış ve yersizdir.Unutulmamalıdır ki yüksek kan şekeri değerlerini nekadar erken normal seviyeye getirebilirsek 8 açlık kan şekeri 80 – 100 mg / dl, 2.saat tokluk kan şekeri 145 mg / dl, HbA1c ise % 6 cıvarında olmalıdır ) diyabetin komplikasyonlarından korunmasında o kadar çok katkımız olur.

Hızlı etkili insülin analogları Novorapid ve Humolog, uzun etkili insülin analogları Lantus ve Levemir bütün dünyada yaygın bir şekilde kullanılmaktadir.Bu nedenle diğer insülinlerle sık sık hipoglisemiler veya yemekten hemen sonra kan şekeri yükseklikleri yaşanıyorsa hızlı etkili insülin analogları verilebilir.

Prof.Dr. Mücahit Özyazar

İstanbul Üniversitesi. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi.

Endokrinoloji ve Diyabet,Beslenme Bilim Dalı

Öğretim Üyesi

 

 

Her türlü sorularınız için e mail adresim

mozyazar 1 @ yahoo.com

 

 

BİLİMSEL YAYINLAR

 

Hocamız Prof.Dr. Mücahit ÖZYAZAR'ın bilimsel yayın listesini görmek için tıklayınız.

SORULARINIZ

 

Her türlü soru, istek, önerilerinizi iletişim kutumuzda bulunan posta kutucu sayesinde bize bildirebilirsiniz.

DİKKAT

Sitemiz bilgilerndirme amaçlıdır. Herhangi bir hastalık şüphesinde hekiminize başvurunuz.